Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

10 Nisan 2015 Cuma

Tunus Ders veriyor: Siyasal İslam Özgürlükçü Olabilir mi

Dikkatinizi çekerim: Tunus’dan Türkiye’ye uyarı geliyor: Suriye’de katilleri desteklemeyin.. Dışişleri Bakanı Taieb Baccouche, Türkiye’yi, yabancı savaşçıların Suriye ve Irak’a geçişini kolaylaştırmakla suçluyor. Neden? Yüzlerce Tunuslu Suriye’de IŞİD’e katıldı. Geçenlerde Tunus’te müzeyi kan gölüne çevirenler, Libya’daki El Kaide yetiştirmeleri. Ankara’nın, Esad’a karşı savaşsınlar da ne olursa olsun diye yol geçen hanına çevirdiği sınır kapıları, dolaylı olarak, Tunus’u vuruyor.
Gazeteci kılıklı iktidar yandaşı ama terörist destekçisi de, twit atıyor, IŞİD’in Suriye’de bir kenti ele geçirmesini alkışlayan..
Tunus’un bu çıkışı çok önemli! Tunus ki tarihimizden etkilenmiş kardeş ülke. Şimdi bize yol gösteriyor: Teröristleri desteklemeyin!
Ne oluyor? Tunus’daki İslamcıların da hızla AKP’den ayrışmalarının sonucu: Türkiye İslam dünyasında örnek alınacak ülke statüsünden hızla yere çakıldı ve ders alacak ülke statüsüne düşürdü...
RTE’nin temsil ettiği siyasal İslamcı iktidar, ülkeyi giderek daha çok “değerli yalnızlık”a itelerken, İslamcı parti hemen her alanda hızla başarısızlık çukuruna yuvarlanıyor. Siyasal İslamın, ülkemizde pratiğinde demokratik olamayacağını, tam tersine yasakçı, diktaya hevesli, kendi programını her koşulda dayatan ideolojik bir yapıya dönüşeceğini görüyoruz.
Özgürlük diye iktidara yerleşen bir parti, liderinin herkesi ve tüm görüşleri tasfiyeye yönelmesi ile demokrasiyi oyuncağa dönüştürüyor.

AKP demokratik olabilir mi?
Burada soru(n) şu: AKP Siyasal İslamcı bir parti olarak demokratikleşmesi, özgürlükçü olması mümkün mü? Batının örneğin Hristiyan demokrat partileri gibi, olabilir mi? Yoksa, ülkemizde de Siyasal İslamcılığın böyle bir şansı, ufku, yok mu..
Örneğin Mısır’da Müslüman Kardeşler, Mursi’nin azınlık diktasını/ anayasasını tüm ülkeye kabul ettirmeye kalkıştı, askeri darbeyle yıkıldı. İslam dünyasında neredeyse tek destekçisi RTE ve ekibi kaldı.
RTE türü siyasal İslamcı politikanın uç noktasında IŞİD, El Kaide, El Nusra gibi tam köktendincilik var. “Biz ortada duralım” yok. Hızla uca kayarsınız. Türkiye bunu kabul edebilecek bir yapıda değil ve olmayacak. Olayları dünya ile birlikte düşünmek zorundayız.
AKP, ya hukuk, yasa, özgürlük, demokratik yola girecek. Böylece epey temsil ettiği Siyasal İslamın tüm dünyada kötü unvanını en azından ülkemizde temize çıkartacak. Ya da bu politikanın uygulayıcılarını parti içindeki gelişmeler ve halk geri plana itecek.
AKP içindeki mücadelenin eninde sonunda geleceği nokta, özgürlükçülük ile diktacılığın iktidar savaşıdır. Arınç, bu bilinçte mi? Ocak ayındaki “siyasal İslamın iktidar iflası” başlıklı yazımda iktidar yandaşlarının siyasal islam pratiklerinin, 65 yaşında kız bebeler evlenebilir noktası olduğunu vurgulamıştım. (http://orhanbursali.blogspot.com.tr/2015/01/siyasal-islamn-iktidar-iflas.html) Şimdi ise bu yazı konuya yeni bir açılımdır.

Tunus: "İktidar Şehvetini yendik, Ülke daha önemli"
Tunus’a bakalım, oradan öğreneceğimiz çok şey var: Tunus ılımlı İslami hareketi Ennahda’nın İslami düşünür lideri Raşid Gannuşi daha dün ne diyordu:
Diktatörlük eken terör biçer.. ‘Müslümanların demokrasiye inançları, yönetimi ele geçirince biter’ sözünü fiilen çürüttük... Mısır gibi komşu ülkelerde İslamcılar ile laikler arasındaki sert çekişmenin hangi neticeleri doğurduğunu gördük. Bundan dolayı Tunus'ta bu gibi senaryoların gerçekleşmesini istemiyoruz… En-nahda şu anda 2. büyük parti konumunda ve farklı alternatifleri var. Gelecekte hükümetin kurulmasına iştirak edebilir veya muhalefette kalabilir. Bu, ülkemizdeki demokrasiyi güçlendirir ve diğer bölge ülkelerinin de uymasını temenni ettiğimiz Tunus Modeli'nin başarılı olacağının canlı kanıtı olur…  "

Gannuşi yeni bir yaklaşımda bulunuyor:
Hükümete katılımımızın boyutu önemli değil. Asıl önemli olan Tunus ve Nahda'nın önünde birlikte yaşam, kalkınma ve umut için yeni bir ufuk açmamızdır… İktidar şehvetini, aklımızı kullanarak ve ülke çıkarlarını önceleyerek yendik… bizler dünya siyaset literatüründe ‘Tunus istisnası’ olarak bilinen adımları attık. Ülke iki büyük cephe arasında büyük bir kutuplaşmaya ve kapsamlı bir çatışmaya doğru” gidiyordu. (www.aljazeera.com.tr/gorus/nahda-esit-olmayan-ortakligi-nicin-kabul-etti)
***
Evet Tunus örnek oluyor İslam dünyasına!
AKP içinde farklı düşünen beyinler biçildiği sürece, Muktedir’e, kendinden çok ülkesini sevmesini ve büyük bir yurtsever gibi hareket etmesini söyleyecek kimse kalır mı?
“Ben” mi, yoksa “ülkem” ve “demokrasi” ve “birlikte yaşama kültürü”mü..

Yol ayrımına mutlaka gelecek...
--7 Nisan 2014 Salı / Bilim ve Siyaset – Cumhuriyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder