KİTAPLARIM


Hey Türkiye Nasılsın?
Sayılar, Rakamlar, Olgular, Yorumlarla Bir Ülke Fotoğrafı


2. Baskı, Cumhuriyet Kitapları

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayacağız: Nasıl bir ülkede yaşıyoruz? Politikacıların bize çizdiği ülke fotoğrafı ile olgularla ne kadar örtüşüyor?
Sizin düşüncelerinizdeki Türkiye fotoğrafının gerçekliğini bu kitaptaki bilgi veri ve değerlendirmelerle karşılaştırın. Türkiye'nin dünya ülkeleri arasında yeri, örneğin:
-Kadın erkek eşitsizliğinde İslam ülkeleri, Türkiye ve Dünya
-Demokrasi ve basın özgürlüğünde yeri nedir?
-Sandık ile demokrasinin ilişkisini dünya nasıl görüyor?
-Rüşvet ve yolsuzlukta kaçıncıyız?
-Savaşçılığın bize maliyetini biliyor musunuz?
-Barış ülkesine ne kadar uzaktayız?
-Uzun yaşam beklentisinde nereden nereye geldik?
-Ülkemizde kaç milyon yoksulla birlikte yaşıyoruz?
-Bu eğitim harcamaları ve başarım eksikliğiyle nereye?
-İnsani Gelişmişlik'te yerimiz neden hiç değişmiyor?

Ve daha onlarca konu, bakış açısı, soru ve yanıt. Türkiye'nin Uluslararası Fotoğrafı üzerine merak ettiğiniz çoğu şey bu kitapta.. Size anlatılanlarla gerçek olanı karşılaştırma fırsatı. Nasıl bir Türkiye'de ya bir ülke ile uluslararası sayılar, yüzdeler, kıyaslamalarla Türkiye'nin fotoğrafı...


***
10 YILDIR AKP

Uluslararası Göstergelerle Türkiye Röntgeni

Orhan Bursalı, Cumhuriyet Kitapları, Kasım 2011, 219 sayfa

Bir Bakışta Türkiye, Nerelerdeyiz? Küresel ölçekte ve karşılaştırmalı olarak; Siyasal, Sosyal, Ekonomik, İnsani Gelişmişlik, Saydamlık, Yolsuzluk, Barış ve Savaş, Demokrasi, Özgürlük, Basın Özgürlüğü, Uzun Yaşama, Emeklilikte Yaşam, Cinsiyete Özgü Eşitsizlik, Eşitsizlik, Yoksulluk, Gelir Dağılım, Geçim Zorluğu, Çocuk Yoksulluğu, Eğitim, Öğrenci Başarısı, Eğitim Harcamaları, Sosyal Harcamalar, Bebek Ölümleri, Hayata Bakış, Akıl Sağlığı, Sağlık Harcamaları, Sosyal Kaynaşma, Hoşgörü, Kurumlara Güven, Toplum Yandaşlığı, Küresel Rekabet göstergelerinde Türkiye nerede?








***
Ulus Yıkıcılığı Zamanları


Ulusalcılık Üzerine Yeni Bir 
Manifesto Denemesi
Ahmet Davutoğlu ile Ulusalcılık üzerine hesaplaşma, yeni bölümüyle

Orhan Bursalı 
Cumhuriyet Kitapları, Ekim 2010,
Genişletilmiş İkinci Baskı, Kasım 2012
224 sayfa, 14 TL
Sunuş: Doğan Kuban

 Bu yeni kitabımda, çağımızda Ulusal Devlet meselesine ve Ulusalcılık Bitti (mi), sorularına nesnel/bilimsel yanıtlarla yaklaşmaya çalışıyorum. Kitap için ana çıkış noktam, “Ulus devlet bitti”, “Artık küresel çağda ulusalcılık, ulusallık ve ulusal çıkarları savunmak aymazlıktır, içer kapanmaktır”, “Ulusalcılar ülkeyi dışa kapamak istiyorlar”, “Ulusalcılık ırkçılıktır”, “Ulusalcılık demokrasiye aykırıdır, ulusalcı demokrat ve solcu olamaz” gibi, özellikle AKP iktidarı döneminde “ulusyıkıcılığına” soyunan, iktidar, ABD ve mutlak AB yanlılarının tez bile denemeyecek, ama toplumun ve özellikle gençlerin beynini durmadan yıkayan içi boş safsatalarına yanıt vermek gereksinimidir.  
Kitapta, ulusal devletlerin sayılarının giderek arttığı ve bütün ülkelerin kendi siyasi, kültürel ve ekonomik yararlarını on derece koruduğu ve geliştirdiği günümüzde, ülkemizde neden ulusalcılığın, ulus yararlarını korumanın ve koruyanların tu-kaka edilmek istenmesinin, arka plandaki nedenlerini göstermeye çalışıyorum
Kitapta, ulusalcılık ile demokratlık ve solculuk ilişkisi üzerinde duruluyor; ulusalcının demokrat ve yeniliklere açık olduğu vurgulanıyor. Çağımızda ulusal devletlerin inşalarının sürdüğü ve kapitalizm / emperyalizm çağının ulusal devletler çağı olduğu, kapitalizm nitelik değiştirmediği sürece ulusal devletler çağının da süreceği, kitabın ana tezlerinden biri.
Kitabın özellikle gençler tarafından da okunup tartışılmasına önem veriyorum. Kitabın ana başlıkları: Ulus ve ulusal devlet üzerine kıyasmalar, saptamalar ve Türkiye; Ulusal devlet üzerine biraz tarih ve kuram; Sorular ve yanıtlarla: Türkiye ve ulusalcılık üzerine; Türk'ün Türklüğü ve Türk'e keşfi 1900'lerden sonra oldu; Siyasal islamcılar ulus ve ümmetçilik; Küreselleşen dünyada ulusal sermaye ve ulusal burjuvazi: Varlar mı yoklar mı; Sermayenin vatanı sorunu ve zorunluluğu; Türklük neden tu kaka?...
Ulusların ve ulusal devletlerin oluşumu üzerine bir metnin de eklendiği kitabın büyük bölümü, kolay okunurluğu düşüncesiyle, sorunlara soru –yanıt biçimiyle kaleme alındı. Pek çok konu arasında, tarih ve ulusal bilinç eksikliği, ulusal devlet konusunda ana eksen kaymasının zamanı gibi onlarca ilginç soru tartışılıyor.
Kitap, aynı zamanda, ulusal devlet/ulusalcılıkla küresellik ilişkisinde yeni görüşlerle, bir tür çağdaş manifesto niteliğinde.
Kitabın ikinci baskısına, İ
kinci Baskıya Önsöz bölümü ile Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun "Ulusçulukla Hesaplaşma Zamanı Geldi" biçiminde dile getirdiği görüşleriyle 25 sayfalık bir hesaplaşma bölümü eklendi. Burada Davutoğlu'nun  içine düştüğü bilimsel ve tarihsel yanlışlar ele alınıyor ve güncel politikalarının çıkmazı vurgulanıyor..
Tartışılmasını istediğim bir kitap...


Bilim, Toplum ve İnsana Bakış

İKİNCİ BASKI
Orhan Bursalı, 
Cumhuriyet Kitapları, 
2009 Eylül, 2001 Ağustos

Hayatımızı, çevremizi ve ülkemizi yönetebilme becerimiz, geleceği kurabilme düşlerinin varoluşuyla ve bunları gerçekleştirebilme becerisiyle el ele gider. İkincisi yoksa, birincisinden söz edemeyiz. Hayallerimiz yoksa, onları kaybetmekten de söz edemeyiz. Günümüzde yaşadığımız "iş bitirme" veya yaşama hızı, her an ve durmadan öğrenmeye açık bir insan ve toplum yapısıyla mümkün olabilir. Birikim ve zenginliğin kaynağı, istikrardır. Bunlar yoksa, ülkemizde varolması gereken normal üstü, yüksek ve dahi düzeyinde zekâya sahip 11.130.000 insanımız da ortalıkta gözükemez ve topluma katkısı seferber edilemez. 
Kitaptaki yazılar, toplum olarak bıçak sırtında yürümek zorunda mıyız, diye soruyor ve yaşadığımız temel olaylara, farklı bir yerden bakmaya çalışıyor. Bazen bilimsel düşüncenin kılavuzluğu ile yaşadığımız sorunlara dalıyor, bazen de bilimi, bilim-toplum ilişkilerini sorguluyor. Katil ruhlar, insan beyninin oyun hamuru olma niteliği ve sınır tanımaz esnekliği, varolan durumlara uyum sağlamaya isyan, uçakların düşmeye mecbur olmaları, insan ve zaman... pek çok ilginç konu şu başlıklar altında toplanıyor: 
1-              Yönetebilme ve Gelecek Kurma Becerisi: 24 yazı içeriyor. Günün siyaset ve günlük yaşam köpüğünün dışına çıkarak, ülkeye, hayata ve bazı çok temel konulara 'başka' açıdan bakan yazılar olmasına özen gösterdim. Aralarında açmazlarımız da var, çıkmazlarımız da. Amaç, sorunlar yumağından örgütlü bir umut doğurmak!
2-              Bilim ve Toplumu Anlama Becerisi: 21 yazının çoğu, hayatımızla iç içe pek çok konuyu doğrudan bilimle iç içe ele alma çabasında. Olayları bütün yönleriyle doğru anlama becerisi, bilimsel yöntemin adıdır. Doğa olayları ile toplumsal olaylar birbirinden ayrı gibi görünür. Ancak aralarında çok yakın bir bağ vardır. Bu bağın özünü, bilim insanlarının her iki konuda da doğruya en yakın olma çabası oluşturur. Bilim, toplumun uzağında değil içindedir. Toplumdaki değişim ve yenilik sürecini önemli ölçüde 'arka planda' yöneten, insanlığın inşa ettiği başlıca mekanizmadır, bilimsel düşünce. Bu yazılar, hem bilimin bazı açılardan tartışılan içeriğine, hem bilimin toplum ve olaylarla ilişkisine ve nihayet bu gözle topluma ve insana bakma savında.
3-              İnsanı ve Dostluğu Anlama-Öğrenme Çabası, özel bir bölüm olarak kitaba eklenen 6 yazıdan oluşuyor: "Kelepçe Arkadaşım. Erenköylü Sarı Sadiye. Bana Üç-Beş Sözcük Söyle. Atilla İlhan, Gökyüzünde Yıldızlar. Dikkat, Türkel! Bir Kurtuluş Savaşı Öncüsü. Çanakkale'de Ölüm"
Kitabı oluştururken yön veren temel düşünce olan, tek tek makaleleri aşan, toplam bir değer yaratabilme umududur. Buna karar verecek olan, siz okurlar olacaksınız...
 İyi okumalar.


Bilgi Toplumu Sınıfı, 
Dünya ve İktidar Sorunu

Orhan Bursalı, 
Türkiye Bilimler Akademisi yayını, 
Mayıs 2008, 6 TL

Yeni Blgi Toplumu (Sınıfı) ve üretim ilişkileri üzerine iddialı bir araştırma-deneme. Karl Marx’ın “işçi sınıfı”, zincirlerinden başka da kaybedecek şeyleri olan sınıfa nasıl dönüştü? Kol emeğinin yerini alan “entelektüel sermaye” veya Bilgi Toplumu ve Ekonomisi’nin üretici güçlerinin özellikleri, iktidar ilişkileri, yerküreye ve yoksul halklara bakışı ve yaklaşımı nasıl olmalıdır? Ana Değer Yaratıcı olarak Bilgi Toplumu Sınıfı, yaşanır ve sürdürülebilir bir dünya kurulmasında, insanlığın yoksulluktan ve yerküre biyosferinin tahribattan kurtarılmasında “görev” üstlenebilir mi? Sanayi Çağı’nın ekonomisi ve siyaseti yerini Bilgi Toplumu’nun ekonomisine ve siyasetine mi bırakıyor? Bilgi Toplumunun Dünya Siyaseti’nin, sanayi çağı siyasetinden farklılıkları neler olabilir? Savaşların ve hegemonya mücadelesinin yakın zaman içinde sonu gelebilir mi?
 Kitabın önsözünü yazan Akademi Başkanı Prof. Dr. Yücel Kanpolat diyor ki: “Bilgi Toplumu Sınıfı, sanıyorum ki dilimizde ilk kez Sayın Orhan Bursalı tarafından kullanılmıştır... Bugün farklı bir toplumda yaşıyoruz. Bu toplumun en önemli üretimi, bilgi ve bilgiye dayalı üretim yapılanmasıdır. Kuşkusuz burada yeni bir sınıfsal kavram ortaya çıkmaktadır. İşte Sayın Bursalı’nın tartışmaya açtığı bu çok önemli kavram, “Bilgi Toplumu Sınıfı” kavramıdır. Sayın Bursalı’nın takdim ettiği bu çalışma, özgün bir birikimin ürünüdür.”
Bu metin, değişen ekonomik üretim ilişkileri dikkate alındığında, ekonomide ve toplumda “en etkin” olma ve “temel çelişki”nin tarafı olma iddiasını çoktan kaybeden Marks’ın“işçi sınıfı”nin yerini hangi güçlerin aldığı ve dünyanın iki en temel meselesinin (geniş yoksulluk ve bozulan biyosfer) bu çerçevede nasıl sınıfsal olarak çözümlenebileceği konusunu tartışıyor.
İçeriği: I. BÖLÜM; MARX, GÖZLEMLERİ VE ÇAĞRISI;
II. BÖLÜM: İŞÇİ SINIFI ve TOPLUM: NEREDEN NEREYE?
Koşullar Değişti, Mülk Sahibi Sınıf Durumuna Yükseliş, Güç ve Mücadele Yitimi; Orta ve Yeni Sınıfların Yükselişi; Toplumsal Ulusal Entegrasyon; Hizmet Sektörü, Farklılaşma; Demokratikleşme, Sivilleşme; Ara Tartışma: Özgürlükler ve Ekonomik Gelişme İlişkisi; Bilimsel Teknolojik Devrim
III. BÖLÜM: ŞİRKETLERDE, PATRONAJDA DEĞİŞİM
Profesyonel Yönetici Kadro, Uzmanlık ve Patronluk; Mülkiyet İlişkileri; Sosyal Nitelikli Yapılanmalar; Değişen Öncelikler; Artı Değer
IV. BÖLÜM: BİLGİ EKONOMİSİ – BİLGİ TOPLUMU
Sermaye Artık Bilim İçin Para Ödüyor; Dünyada Özel ve Kamu, ARGE Hacmi; Bilgi Üreticileri: Bilgi Toplumu Sınıfı; Nüfusun Nitelikli İnsan Gücüne Dönüşmesi; Strateji, Bütün Toplumu Bilgi Çalışanı Yapmak; Ekonomiye Yenilikçi Destekler Artıyor; Üretici Üniversiteler ve Ulusal Politikalar; Yenilikçi Ekonomilerin Ana Akımları; Yüksek Teknoloji Yüksek Değer; Entelektüel Sermayenin Gücü, a) Bilimsel Yayınlar; Entelektüel Sermayenin Gücü, b) Patentler; Toplumu Sınıfı; Yeni Değer Yaratma Piramidi
V. BÖLÜM: DÜNYANIN İKİ TEMEL SORUNU
İnsanlığın Yerküre İle Gerilimi; Yoksulluk ve Yoksul Halklar Konusu         
VI. BÖLÜM: GEÇİŞ DÖNEMİNDE BULUNAN BİR DÜNYAYI ANLAMAK VE GELECEĞE BAKIŞ
Yeni İktidarın Tarifi Sorunu; 16 Maddede Bugünü Anlama Çabası
VII. BÖLÜM: UMUDU KORUMAK VE BÜYÜTMEK
İktidar Sorunu; Örgütlenme Sorunu, Yeni bir Etik Duruşun İnşası

***

Türban
Kadın Sorunu mu, 
Erkek Sorunu mu?

Orhan Bursalı, Cumhuriyet Kitapları, 
Eylül 2008, 168 sayfa 11 TL

Aslında salt bizim sorunumuz değil, Avrupa’yı ve daha geniş bakarsak dünyayı ilgilendiren, Doğu-Batı eksenini de aşmış, Kuzey-Güney dikeyinde tartışılan; aynı zamanda, geniş ölçekli olarak “Medeniyetler Savaşı”na da “simgelik” yapan; müslüman ülkelerinde “iktidar savaşları”nın bir aracı; İslam ülkeleri arasında “bölgesel etkilenme-etkileme” ve “kültür ihracı” için güçlü bir manivela; şüphesiz ki kadınlar üzerinde ezeli erkek egemenliğini ebedileştirme niyeti; Kapitalizmin kadın bedeni üzerindeki ticari tasarruflarına karşı haklı bir tepkinin kötüye kullanılışı; Kuran’ın yanlış yorumu; örtme-örtünme geleneğinin farz gibi algılanması ve kabul edilmesi-ettirilmesi; Batı kültürü egemenliğine karşı İslam kültürünün arkaik başkaldırısı; bazen de ülke üzerindeki dış iradelerin gerçekleşmesinin yolu…
…Toplumlarda kadın erkek eşitliği umudunun üzerindeki kara gölge; kadınların bireyselleşme ve özgürleşme çabalarının önündeki engel; toplumları ve insanlığı yarım beyinli bırakma girişimlerinin diğer adı; toplumda ezilenlerin adalet ve eşitsizliklere dayanabilmesinin tesellisi; köylü kültürü ve geleneğinin milli irade olarak iktidar yürüyüşünün adı; siyasi, ticari, maddi, manevi yükselişin ve dünyalıklar kurmanın modern mahremi… Dahası: İslami toplum mühendisliğinin temel aracı!”
Kitap, türban ve İslam üzerine 31 metinle, “okuru fikir temelinde kışkırtmak; geçen süre içinde bellekte zayıflayan veya kaybolan olguların, yani “siyasal günlük malzemenin” zihinlerde yeniden işlenmesine yardımcı olmak amacı taşıyor.”
Kitapta tartışılan konulardan bazıları: Acaba İslam dinini kadınlar yorumlasaydı, bugün türban tartışması olur muydu veya nasıl olurdu? Diyanetten sorumlu Başbakan yardımcısı Prof. Mehmet Aydın da bu soruyu yöneltiyor! Yandaş erkek öğretim üyesi hangi özgürlüğün peşinde, Türbana Özgürlük Kampanyası ve Aydın Namusu; Kadının tüm hayata katılmadığı tarihi koşullar: Yarım beyinli toplumlar ve yarım kalmış uygarlık; Kadın tarih çizelgesi; Bu aslında erkeklerin sorunu; Üst kimlik erkek, alt kimlik kadın; Üniversitede türban serbest olsun; Kuran’da türban yoksa, o halde türban neyin simgesi; 21. yüzyılın sömürge adayları; İnanan kadın, önce tarihsel olarak varolmalı...
Ayrıca, kitabın sonunda üç makale ile Karl Marks’ın “Din Afyondur” sözü irdeleniyor ve Marks’ın bu sözün geçtiği metninin tam çevrisi veriliyor.
Kitaptaki diğer bir özgün yazı da, “İslamın altın çağı neden çöktü.” Bu konudaki farklı düşünceleri tartışıyor ve çöküşü salt Gazali’ye bağlamanın doğru olup olmadığını sorguluyorum. Türban üzerine görüş ve savların güncel olarak da dipnotlarda geniş olarak tartışıldığı kitapta, Doç. Dr. Şahin Filiz’in “örtünme üzerine” kitap ve çalışmaları üzerine de bir inceleme yazısı bulunuyor. 
NOT: Baskısı kalmadı. E-Kitap olarak İdefix'ten alınabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder