Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

2 Ekim 2014 Perşembe

PKK, Ülke İçinde Programını Uyguluyor

İran’dan güzel güzel dönüp neredeyse “savaşın içine” düşmek hoş duygu değil! İran üzerine şüphesiz yazacağız, ama şu güncelliği de kaçırmamak gerek..
Cumhurbaşkanı IŞİD ile PKK’yı aynı kefeye koymuş.. “Sorunlu bir cümle” yorumları yapılıyor. Nedeni “kardeşim çözüm sürecini sürdürdüğün partnerin PKK’ya böyle davranılır mı, sonra ne olur o süreç..”
Pardon neydi o süreç? Bunu hep sorduk bu köşede. “Çok yol alındı, yüzüldü yüzüldü kuyruğuna gelindi, derken süreci bitirecek böyle davranışların alemi ne, süreç biterse yazık olur..
Yine pardon! Ne konuda anlaştılar? Bilen beri gelsin.. Kuyruğa gelinceye kadar ne oldu ne bitti? Şüphesiz “çatışmasızlık” durumu iyi, PKK’nın arada sırada sürdürdüğü saldırılara rağmen (son olarak polis merkezine roket atışı) bir yılı aşkın zamandır kitlesel ölümler olmadı... Keşke hep böyle sürse! Keşke bu sürece şöyle millet de katılsa, ne alınıyor ne veriliyor, hep birlikte karar verilse.. Böylece sürecin yarım yükünü millet AKP’nin sırtından alsa ve iktidar da rahatlasa..
Yok hayır, bu mümkün değil, çünkü AKP anlaştık anlaşıyoruz, az kaldı, bakın cenazeler de gelmiyor artık, diyerek bu sürecin mamasını seçimlerde oy alarak yiyor..
Ama sürece bir destek ki sormayın gitsin.. AKP+Cemaat iktidarına bir kaç yıl önceye kadar destek atanlarla, Silivri’deki tarihi utanmazlıkları gözü kapalı onaylayanlar ve “arada yaşlar da yandı, ama önemli değil, mesele Ordu olunca çek kuyruğunu gitsin” diyenlerin, çözüm sürecinde de iktidarın itirazsız arkasında olmaları, eşyanın tabiatına aykırı değil.. Merak yok, ne oluyor demek yok, nasıl olacak diye soran da.. 

PKK TALEPLERİNİ FİİLİYATA DÖKÜYOR
PKK ve Kürt Siyasal Hareketi, sık sık hükümetle görüşmelerinde anlaşılan masaya koydukları taleplerini fiiliyatta gerçekleştirme operasyonlarına girişti. “Merkezi Hükümet”in kendi bölgelerinde güvenlik önlemleri almasını engelleme girişimlerinden tutun.. okulları yakmaya.. tamamen Kürtçe eğitim için binalar kurmaya kadar.. Ve en son Gobani vesilesiyle sınırların yıkılması ve “buraları Kürdistan toprakları, sınırların burada ne işi var” deyişleri.. Tabii Aysel Tuğluk’un attığı taşı da unutmamalı..
Kürt Siyasal Hareketi haklı olarak sıkıştırıyor RTE iktidarını... Çözüm çözüm.. somut bir şey, bir yol haritası bile yok ortada, bizi oyalıyorsunuz ve sırtımızdan siyasi çıkar, oy topluyorsunuz.. Haklılar! Ama bunları yazıp çizen, RTE sizi kullanıyor diyenler de zaten hep “çözüm sürecine karşı” kötü kişilerdik..
Yok hayır, PKK’nın yukarıda yaptıklarını onaylıyor değilim... Sürecin geldiği noktayı tartışıyorum...
***
IŞİD ile iktidarın arasındaki gizli ittifakı da yazdık, iki ay oldu. İktidarın silahşörleri üzerimize saldırdı! Dedik ki, Suriye’deki Kürt bölgesini sıkıştırmasından ve daha sonra Esad iktidarına karşı yöneleceğinden dolayı, iktidar IŞİD’in harekatından memnun. Hangi ülke, kendi topraklarında, IŞİD gibi bir köktendinci-terör örgütünün adam devşirme, para toplama, hücre kurma faaliyetine göz yumabilir! Ancak, onların faaliyetlerinden yarar umanlar.. Tabii sünni kardeşlik de var serde.. Bunlar bir bir doğrulanıyor.
Uluslararası kamuoyu yekvücut IŞİD’e karşı cephe kurunca, ve rehineler bırakılınca, bizimkiler de ilk kez terör örgütü dedi.. Ama, olaylar iktidarı çözüm sürecinde, Kürtler karşısında bir kaç basamak aşağı düşürünce, PKK Kobali’de RTE iktidarına yüklenince ve itibar kazanınca, Erdoğan IŞİD ile PKK’yı aynı kefeye oturtuverdi.. Batı’ya yüklendi.. Elhak, bazen doğru şeyler de var dediklerinde.. Yalçın Akdoğan da demez mi ki, Kandil’de yan gelip yatacağına, gücün yetiyorsa git Kobali’de IŞİD’e karşı savaş, Türkiye’ye ne meydan okuyorsun..
Kentlerimizde PKK odakları zaten vardı.. Şimdi de iktidarın ülkemize büyük bir hediyesi olarak ve bilemediğimiz ölçüde IŞİD odakları oldu! Sanki IŞİD’i PKK’ye karşı kullanacak, gibi uyduruk komplo düşünceler geliyor insan aklına.

ÇÖZÜM SÜRECİ ÖLDÜ MÜ?
İki tarafın da birbirine muhtaç olduğunu düşünecek olursak, öldü demek erken, ama yeni bir aşamaya yükseldi diyebiliriz. PKK, RTE’yi bir üst aşamada sıkıştırıyor. Dün de polise ateş açmaları, ve sıraladığımız diğer olaylar, birer işaret fişeği..
·      İktidarın IŞİD’e karşı savaşa girmesi çok zor, imkansız gibi, hele içeride IŞİD’in terör odaklarına bu kadar göz yumduktan sonra.. Ancak iş yapıyor görünecek, ufak tefek destekler atacak, görünüyor.
·      PKK, tüm Kürt bölgelerinde bir liderlik iddiasında.. Barzani’ye karşı da.. Bu durum, PKK’nın Türkiye’ye dayattıklarının gerçekleşmesini imkansız kılar. Sorun, ülkedeki taleplerle sınırlı değil. Stratejileri, tüm Kürdistan’ı kapsayıcı nitelikte.. Hele Suriye Kürt bölgesinde kazandıkları başarı, PKK’nın beklentilerini üst düzeye çıkardı..
·      PKK bu nedenle silah falan bırakmaz.. Bıraksa, ve talepleri salt Türkiye ile ilgili olsa, sorun çok daha rahat çözülür. PKK silahla RTE’yi, istediği çözüme zorluyor. İşler zorlaşırsa ve çıkmaza girerse, RTE herşeyi göze alarak büyük bir milliyetçi söyleme sarılabilir Kürtlere karşı..
·      Tezkere Meclis’ten çıkmamalı.. RTE’nin Suriye’de maceracı girişimlerine izin verilmemeli.
İktidarın bugüne kadar yaptığı bütün büyük yanlışlıklar birikti birikti, yığıldıkça yığıldı.. Türkiye’yi zor günler bekliyor.

---30 Eylül 2014 / Bilim ve Siyaset- Cumhuriyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder