Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

15 Temmuz 2019 Pazartesi

Muhalefet iktidarı devralmaya hazır olmalı...


14 Temmuz 2019 Pazar / Bilim ve Siyaset - Cumhuriyet

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yani ülkemizde etüm erkleri, parayı, kurumları şirketleri, ekonomik hayatı, üniversiteleri, yargıyı, medyayı artık aklınıza ne gelirse bir tek adama bağlayan sistem bir yılını doldurdu ve sistem iflas bayrağını çekti. Sarayda sallanan o bayraktır, iktidar ve ortağı ve yandaşları bunu görmüyor veya görmezlikten geliyor olabilirler, ama dışarıdan çok net gözüküyor.
AKP’lilerin bir kısmını bunu çok net görüyor ve iktidarı kurtarabilmek için değişiklik istiyor, fakat istedikleri, milletvekilleri açısından bakarsak, hükümet üyeleri üzerinde daha fazla söz ve nüfuz. Çünkü geldikleri seçim çevrelerinin taleplerine yanıt verecek bir şeyler yapmak ihtiyacındalar ve üzerlerinde çok baskı var, seçmeni buna alıştırmışlar..
Şüphesiz il yönetimleri de aynı baskı içindeler.. Fakat onların da elinin altında büyük şehir belediyeleri kaydıkça tabanla ilişkileri zayıflıyor..  Bugüne kadar da sahip oldukları ve kontrol ettikleri ekonomik olanakları esas olarak eşe dosta, parti yandaşlarına, partinin aynı zamanda para kaynaklarına dağıtma politikaları nedeniyle halkı unuttular, adeta kendi içlerinde bir ekonomik dağıtım şirketi gibi bir mekanizmaya dönüştüler.
ANAP için artık ANAP şirketi deyimini kullanıyorduk. Burada da AKP AŞ den rahatça bahsedebiliriz.

Kene gibi paraya yapıştılar
AKP demek parasal işler demek. Paraya hakim olacaksın, parayı yöneteceksin, para hacmini ve dönüşümünü ve dağıtımını kontrol edeceksin..
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 30’a yakın şirketini bırkmıyorlar. Çünkü paranın ahlakla ilgisi yok bunlar için..
Halk tarafından süpürüldüler ama kene gibi paraya –kan’a- yapışmış durumdalar.
Düne kadar halkın bankalardan borçlanmasını sağladılar, kredi kartı bolluğu içinde borcuna alış veri yapması olanaklarını yarattılar. Çünkü dolar dünyada çok ucuz ve boldu ülkeye de akıyordu.
Eh, bunun yanı sıra seçimlerde kömürdü, yiyecek paketleriydi, ucuz olduğu zamanlarda çeyrek altındı, göster oyunu al parayı, işti – mişti gibi hem sadaka toplumu faaliyetleri hem de yabana atmadan söylersek yoksullara özellikle kadınlara sağlık ve çocuk başına parasal hizmetlerle destek çıkmalar, sağlık sektöründeki halkın hoşuna giden ve yararlandığı yeniliklerle idare ettiler.
O zamanlar cicim aylarıydı ve değirmenin suyu dışarıdan akıyordu. 400’e varan AVM adındaki tüketim tapınakları da yeni bir hayal hayat sundu.
Bu saadet zincirinin kopmaya başlamasıyla bu cicim ayları sona erdi. Kitlesel pahalılık ve yoksulluk tüm ülkeyi sardı. Çünkü toplumun büyük kesimi orta ve altı gelirliydi. 17 milyon yoksulluk sınırı ve altında yaşayan ve üstelik 5 milyon işsiz ve milyonlarca genç işsizi doyurmak, bugüne kadar biriktirdiklerine varsayabileceğimiz  yüz milyarlarca lirayı dağıtsanız mümkün değildir.

Sistem iflas bayrağını çekti
İl yönetimleri ve milletvekilleri bu nedenle çaresizlik batağındalar. Devlette de para suyunu çekti.
Tek adam sisteminin iflasıdır ekonomik kriz ve artan yoksulluk.
Lider bir yıllık sistemi başarılı buluyor ve ama, bazı ufak tefek aksaklıkları düzeltelim diyor. Ortağı, hiç dokunmayalım diyor, çünkü başarısızlıkların kendisini durmadan büyüteceği gibi bir siyasi ütopya içinde; çünkü geliştireceği ülke yararına bir başka siyaseti ve anlayışı yok.
Bu sistem otoriterdir ve ülkeyi içte ve dış ilişkilerde büyük bir açmaza sokmuştur.
Her gün hop oturuyoruz hop kalkıyoruz.
Her gün piyasalar gelen bir haberle sarsılıyor, dolar fırlıyor, biraz daha yoksullaşıyoruz; sonra durdur normale dönüyoruz gibi olurken yeniden sarsılan bir ülkeye uyanıyoruz..

Ortağı tamam diyebilir her an
Sözde koalisyonlar dönemin bitecekmiş, bu o zamanda büyük bir yalandı ve RTE iktidarı MHP ile koalisyon sayesinde ayakta kalıyor. Ortağı bu işten artık benim bir kazancım olmuyor dediği anda, RTE’nin sistemi çökmüş demektir.
Meclis Cumhurbaşkanı seçimlerini yenileme kararı alabilir.
Her ne kadar ortak seçim meçim yok dese bile, yaşadığımız ekonomik ve siyasal tüm olaylar önümüze bir erken seçimi koyma potansiyeline sahip.
CHP (ve tabii ki diğer müttefiki partiler), sanki yarın seçim olacakmış gibi yoğun bir çalışmaya girmeli.
CHP’de bir hareket var..
İktidarı gerçekten devralmanın ana manivelası, seçimlerden önce de bir kaç kez yazdığım gibi yerel yönetimlerden geçiyor.
Yerelde demokrasi ve çok başarılı ekonomik yönetim, iktidara son darbeyi indirecek sonuç üretecektir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder