Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

25 Aralık 2018 Salı

“Türkiye’yi Rusya’ya kaptırmayalım” görüşü ne kadar doğru?


24 Aralık 2018,  Pazartesi / Bilim ve Siyaset, Cumhuriyet

Henüz, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinden “geri çekilme” kararının pratikte ne anlama geleceğini bilemiyoruz, ama “geri çekileceği” varsayımıyla hareket ederek bazı kestirimlerde bulunmayı sürdürüyorum. Şunu aklımızda tutalım derim: Trump bir iş adamı ve kâr – zarar hesabı yapar..
Trump’ın politikasında ve Orta Doğu’ya bakışında ve bu kararında, “Türkiye’yi kaybetme riski”nin olasılıklar içinde en güçlü olduğu görüşümü sosyal medyada paylaşmıştım, “göze alamadı”..
Şimdi ise bu görüşe de biraz şüphe ile yaklaşıyorum, daha doğrusu tartışmaya açıyorum: Acaba Türkiye, ABD’nin Çin’e yönelik küresel stratejisinde ne kadar öneme sahip? Başkanlığa gelmeden önce “Suriye’den çıkacağız, Rusya ile işbirliği yapacağız” politikasını açıkladığında, mesele Türkiye miydi? Bence hayır.
Trump eğer Suriye’ye gözü arkada kalmadan çıkarsa, ABD’nin kadim Orta Doğu politikası yerle bir oldu demektir. Yani, daha önemli stratejik hedefler için, daha küçük alanları – politikaları önemsizleştirme.
Mesela Suriye’den çıkacağını açıklarken, hemen arkasından Afganistan’da bulunan askerlerinin de yarısını çekme kararını açıkladı!

Tüccar mantığı devrede

Bu Trump’ın “gereksiz büyük harcamaları kısma” politikasının bir parçası.. Avrupa’yı da “artık kendi savunmanı bana ödettirdin 70 yıldır, şimdi savunma masraflarını kendin öde” politikasının da bir parçası. Hepsi bir bütün. Trump’ın bu politikası Avrupa’yı “Avrupa Ordusu” kurma noktasına getirdi. Halbuki bugüne kadar önemli harcamaları ABD’ye yaptırarak, sivil ekonomisine daha büyük pay ayırabiliyordu AB.
Tüm bunlara NAFTA vb gibi anlaşmaları ABD lehine değiştiren ve ticari- parasal kazançlar sağlayan politikalarını da ekleyin! “İklim değişikliği palavra” politikasını da buna ekleyebilirsiniz: İklim değişimini etkileyecek ekonomik faaliyetlere kısıtlamaları kaldırıyor ve önünü yeniden açıyor. Muhafazakar başkanların bu konuda her zaman “iklim değişimi yok” dediğini unutmayalım.

Türkiye mi mecbur bıraktı?

Trump’ın bir tüccar mantığıyla ve pratik hareket ettiğini görüyoruz. Bu Amerikan parasını belki de boş şeyler için çarçur etmemek, Amerikan çıkarları için parayı daha efektif kullanma, Amerikan ulusalcılığının yeni türü olabilir.
Peki bu ABD’nın “küresel jardarmalıktan” vazgeçtiğini mi gösteriyor?
Olaya böyle bakmak yanlış. Jandarmalık başka, emperyalist hegemonya başka.. “Getirisi – götürüsü” ABD ve dünya için yeni bir politik bakış olabilir. Eğer bu doğruysa, ABD yeni bir döneme girdi demektir.
Bu dönemin baş aktörünün Çin olduğunu görürsek, belki de her şey buna göre yeniden belirleniyor.
 “Hayır Türkiye’ye Rusya tarafına kaptırmak istemiyor, bu nedenle Suriye’den çekiliyor, “Erdoğan onu çekilmeye mecbur etti” bakışı yaygın.
Eğer yeni stratejik vizyonunda Suriye’de paha biçilmez bir değer görseydi, kimse onu geri çekilme durumunda bırakamazdı. Bu güce sahip. Türkiye’nin politikasının belirleyici olduğunu söylemenin ben gerçeklikle ilgisini pek de göremiyorum.

Silah pazarı rekabeti

Bu arada Türkiye’ye Patriot füzelerini satma kararını nasıl değerlendirmeliyiz? 3,5 milyar dolarlık silah satışını, eğer Türkiye isterse serbest bıraktılar.
Buna, silah satışında küresel rekabetin bir sonucu olarak da bakılabilir: Silah pazarını kaptırmama. Suudi Arabistan’a da 400 milyar dolarlık silah satışına Trump bu açıdan baktı: Rusya’ya mı kaptıralım pazarı!
Şüphesiz ki bu satışın siyasi getirileri - hesapları olduğunu reddetmek yanlış olur.
Suriye’den çekilme kararı tabii ki Türkiye ile ABD arasında yeni bir durum yaratacaktır. Türkiye’nin İran- Rusya cephesinde saf tutmaktansa, ABD ile küresel işbirliği içinde bulunmasını Beyaz Saray tercih edecektir.
Ben ABD’nin İran’ı safdışı bırakma politikasını ambargolarla sınırlı tutacağını düşünüyorum, yukarıdaki değerlendirmeler çerçevesinde.
Yani bir silah kullanma noktasına gelmeyecektir ABD..
Ankara şimdi ne yapalım hesabı içinde. Bunu yarın yazacağım..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder