Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

14 Ekim 2016 Cuma

ABD Türkiye Suriye’de çatışır mı?


Şu Proje Okulları’na bir ara. Suriye’ye dönmek istiyorum. ABD ile Ankara’nın Suriye’de farklı politikaları, bir çatışma olasılığını gündeme getiriyor. Çünkü ikisi de “askeri saha”da ve silahlı kuvvetler üzerinden konuşuyorlar. Gerçi TSK ile ABD’nin doğrudan çatışacağını hiç varsaymamak gerekir. ABD, oradaki güçlerden durum ve koşullara göre bazen birini bazen diğerini kullanıyor.
Irak’ı konuşturuyor şimdi.
Irak “bağımsız”, “kendi kararlarını kendi alan” bir ülke mi? ABD tarafından işgal edilmiş bir yer. Irak bir ülke politikası değil mezhep politikası izliyor. Kim izlemiyor ki; burada temel politika mezhepleri – etnik varlıkları birbirine düşür, savaştır ve sen de bölgeyi istediğin gibi tasarla.
Mezheplerin ve bölgedeki devletlerin hepsi de buna hazır zaten.

Irak üzerinden ABD- Ankara savaşı
ABD’nin Irak’taki “sorumlu askeri sözcüsü” net konuştu. Türkiye’nin Başika’da varlığının “koalisyon” dışında olduğunu söyledi. Tehlikeli görüyorlar TSK’nin orada bulunmasını. Musul’un “kurtarılması”na karıştırmıyorlar... Ankara da Irak’a sayıp duruyor. Aslında ABD’ye! Sözde “iki müttefik”, üstelik NATO içinde! Ama sahada, vasileriyle de olsa çatışmayı göze alacak düzeyde bir ilişki içindeler.
ABD Irak’ı bölecek üçe. Ama işin içine Suriye de katılınca ve bu ülkenin de üçe bölünmesi gündeme gelince, işler uzadı, çatallaştı. Şimdi Irak’ı ve Suriye’ye bir torbaya koydu, çalkalıyor da çalkalıyor, oradan 3-4 parça çıkartma peşinde.
ABD IŞİD’e düşman mı? Görünüşte öyle. Bütün güçler IŞİD’e yönelmelidir dediğine göre!
Ama hangi güçlerin hangi kompozisyonda ve nasıl IŞİD’e yöneleceğini kendi belirleyecek. Çünkü her şeyin tasarladığı plana ve yaratmak istediği devletler senaryosuna göre yürümesini istiyor.
IŞİD ise bu senaryonun baş aleti. Kullanışlı oyuncağı.
Bundan iki yıl önceye kadar Ankara için de öyleydi! Şimdi ise ABD için daha çok öyle!

Sünni’yi Şii’yi kırdır birbirine
ABD’nin yanı başımızda ana politikası Suriye PYD (tabii arkasında PKK) güçlerine özellikle siyasi alan açmak. PYD işgali altındaki bölgede kendi binalarına Amerikan bayrağı çekiyor: Buraya dokunamazsın.
Musul için de yine bu güçleri ve Iraklı Şii güçleri kullanacak.
Düne kadar Irak yönetimini, Sünnileri dışlayan “Şii politikası” nedeniyle eleştiriyordu.
Şii ile Sünni birbirini kırmaya hazır zaten. Birbirlerini yerlerse, bundan ABD yararlanacak ve bölgede tasarımını gerçekleştirecekmiş, umurlarında değil.
İslam ülkelerinin ve bölgelerinin neden sefalet içinde, yoksul, boyunduruk ve sömürü altında yaşadıklarını merak eden yok. Varsa yoksa dini ayrımlar, cihatçı, siyasal bile olamayan İslamcı düşmanlık politikaları..
Zavallı sıradan “müslüman yığınlar”! İşleri güçleri ölmek, öldürmek, savaşmak, yoksulluktan sürünmek.

PYD varlığı ana politika
ABD’nin hiç vazgeçmediği ve sürekli askeri ve siyasi yatırım yaptığı bölgedeki PYD güçleri.
Kürt silahlı güçlerini kullanıyor. Bu güçler, IŞİD’e karşı Amerikan şemsiyesi altında ilerledikçe, egemenlik alanlarını genişletiyorlar. Ve PYD/PKK varlığı Suriye içinde giderek büyüyen bir güce dönüşüyor.
IŞİD bu açıdan, ABD’nin kullanışlı aleti.

“Suriye’nin bütünlüğü” yalanı
ABD’nin dilinde “Suriye’nin bütünlüğünü istiyoruz” sözü bir yalan.
Plan yıllardır biliniyor: Üçe bölme. PYD (PKK), Esad ve Sünni (IŞİD).
Herhalde Iraktan bir parça ama çoğu Suriye’de, bir Sünni devlet olacak. Bu IŞİD olmuş veya bir daha ılımlısı, önemli değil. Bu nedenle Şiilerin durdurulacakları yeri sonra görecekler. Hele işler ilerlesin!
Ankara’nın da “Suriye’nin bütünlüğünü istiyoruz” sözleri yalan.
Bizimkilerin ağzında “masada pay kapmak” eksik olmuyor. Ne payı kapacaksınız?
Ankara da ABD’de, gerçekten ise Suriye’nin bütünlüğünü isteselerdi, Esat ile işbirliği yaparlardı ve IŞİD meselesi de bir kaç ayda biterdi.. Suriye’nin devlet egemenliği sağlanırdı. Kişi de bundan uzak duruyor.
Bu açıdan, Ankara’nın Suriye politikası değişmedi. Sahaya indi, ama ÖSO ile! Esad’ın yerine onu istiyor. Veya ÖSO’ya ayrı bir egemenlik alanı!
Tabii Moskova’nın varlığı, bütün bu plan ve senaryoları bozucu nitelikte.
Fotoğrafı net görelim. Ivırmadan kıvırmadan, karmaşıklaştırmadan.

Evet ABD Türkiye dolaylı da olsa çatışır mı?
13 Ekim 2016 / Bilim ve Siyaset – Cumhuriyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder