Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

30 Ağustos 2021 Pazartesi

Sakarya, 30 Ağustos Zaferi’nin habercisiydi

 obursali@cumhuriyet.com.tr

Sakarya, 30 Ağustos Zaferi’nin habercisiydi

29 Ağustos 2021 Pazar

30 Ağustos’u başka bir açıdan yazacağım yarın, o yazıya bir giriş olarak Sakarya Meydan Muharebesi üzerine birkaç söz. Çünkü zafer burada kazanılmıştı...

Tarih bilgisi ve bilinci, ulus olarak var olmanın ve birlikte yaşamanın en önemli aracıdır. Çocuklarımıza, insanlarımıza bu bilinci vermek zorundayız.

***

30 Ağustos 1922 büyük zaferi, aslında bir yıl önce, yine ağustosta, 22 Ağustos - 13 Eylül tarihleri arasında, 22 gün süren Sakarya Savaşı ile kazanılmış ve orada ülkenin kurtuluşu ilan edilmişti! Atatürk, bunun çok büyük ve kanlı savaş olduğunu söyler. Bu meydan savaşı kazanılmasaydı, ülkenin önünde çok zor günler, aylar, yıllar olacaktı ve bir yıl sonraki 30 Ağustos büyük zaferinden söz edemeyecektik. Ankara’nın işgalinin yolu açılacak ve kapıda Sevr başını uzatacaktı!

Bu nedenle Atatürk, en önemli kararlarını, savaşla ilgili emirlerini, bu savaşta verdi.

Bu, savaş tarihine büyük katkı olan, “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır, o satıh da bütün vatandır” emri veya stratejisidir. Sakarya’yı kazandıran budur.

YENİ SAVAŞ ANLAYIŞI

Cephemiz yarılma tehlikesi yaşamaktadır, Yunan gücü çok büyüktür, yer yer geri çekilmekte askerlerimiz. Atatürk, o sırada ordu cephesinin çökebileceğini göz önüne alarak cephe önemli değildir, her bir siper her bir tepe savunulmalıdır, demektedir; vatan o tepedir, o siperdir: 

Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça, terk olunamaz. Onun için küçük büyük her birlik, bulunduğu mevziden atılabilir. Fakat küçük büyük her birlik, ilk durabildiği noktada tekrar düşmana karşı cephe teşkil edip muharebeye devam eder. Yanındaki birliğin çekildiğini gören birlikler, ona tabi olamaz. Bulunduğu mevzide nihayete kadar sebat ve mukavemete mecburdur.”

ÇANAKKALE’DE DENENMİŞTİ

Aslında Atatürk’ün bu stratejisi, Çanakkale’de askerlerine “size ölmeyi emrediyorum” emriyle eşanlamlıdır. Bu bakış Çanakkale’de denenmiş ve zafer kazanılmıştır. Atatürk, Sakarya’da da her bir siperin ölümüne savunulmasını istemektedir. Bu emirle Yunan ordusu karşısında büyük bir direnç kazanılmış ve saldırı kırılmıştır.

Ahmet Yavuz’un HBT dergide dizi halinde sürdürdüğü Sakarya Savaşı’nın çeşitli aşamalarını büyük bir merakla ve yeniden okuyorum. Son sayıda 4. Bölümde Hattı Müdafaa Yoktur Sathı Müdafaa Vardır başlığı altında yazılanlar önemli.  

SIRA DIŞI EMİR

Yavuz diyor ki “En kanlı muharebeler 26’sında yaşandı. Cephenin yarılması tehlikesi ortaya çıktı. Durumun ciddiyeti nedeniyle muharebelerin seyri kritik kararların verilmesini gerekli kıldı. Başkomutan bugün derin bir ikilem yaşadı. Soru şuydu: Ankara’nın boşaltılması gerekli mi, değil mi? Başkomutan önce aşırı tedbirli hareket ederek Meclis ve hükümetin önce Keskin’e, gerektiğinde de Kayseri’ye taşınmasını Savunma Bakanı Refet Paşa’ya emretti. Ancak ardından gönderdiği mesajda taşınma için 27 Ağustos öğleden sonrasının beklenmesini buyurdu...” 

Bu “sıra dışı emir”, en zor koşullardan büyük bir çıkış yolunun ışığını yakmıştır. Ve Ankara’dan tahliyeyi gereksiz kılmış ve aslında bir yıl sonraki büyük zaferi de muştulamıştır.

Atatürk budur. Askeri dehası ile büyük zaferlere imza atmıştır.

***

Ahmet Yavuz’un “Başkomutan- Emsalsiz Lider” kitabını okuyun. 

Atatürk’ün dehasını derinden anlamaya ihtiyacımız var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder