Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

11 Aralık 2013 Çarşamba

“Pandora’nın Kutusu”na Bakış / AKP'ye Oy Veririm!

Doğan (Kuban) hocam şimdi söyleniyordur, bırak bu sıradan konuları, Türkiye’nin çok temel sorunları varken, nedir bu al takke ver külah... Haklıdır da... Fakat yaşadığımız çatışmanın büyük şehveti, boyutu, derinliği, insanı içine çekiyor hocam... İzin verin biraz daha gideyim bu yoldan :-)) Sonunda bu konu ülkemizin nasıl yönetileceği ile birinci derecede ilgili!
Çünkü habire o ne demek istedi bu ne demek istedi problemleri ile karşı karşıyayız durmadan. Mesela Başbakan’ın, kampanyayı yürütenler için cemaate “açıklamaya kalkarsak yer yerinden oynar” sözlerinin içerdiği derinliği gel de merak etme! Tabii, Pensilvanya’dan neredeyse her namaz vakti seslenen Hocaefendi’nin “yüksek dereceden bir devlet adamının hayat kadını ile çıktığı” konusunda, kimi kastettiği üzerine de ortalık yıkılıyor!
Kimmiş?!
Bunların üzerine gidelim biraz, çünkü yaşayacaklarımızla yakından ilgili!
***
Başbakan’ın “yer yerinden oynar”ın içeriğini açıklamadığı sürece, spekülasyonlara alabildiğine açık. Başbakanlık koltuğunda oturan bir kimsenin böyle bir cümle kurması, şaşırtıcıdır ve en yüksek derecede ilgiyi hakkeder. Ne oluyor dedirtecek kadar önemli! 
Şüphesiz ki en masum yorumu “daha ileri giderseniz, hepinizin defterini dürerim” anlamıdır. Öyle ya, depremsel bir durum varsa, ölen, bina altında kalan, çırpınan, tutuklanan insanlar olur. Yoksa yer yerinden neden oynasın!
Peki başbakan ne demek istedi?
Yorumlar muhtelif.. Ama biline ki hiç birine katılmıyorum, nedir bu uçukluk! İnsanlar bu kadar kolay harcanır mı!?
Bir dostum dedi ki: “Ortaya gizli servislerle ilişkiler serilebilir..” 
Hadi bakalım, bu lafın altındakileri eşelemeye kalkarsan başın belaya girer, ama baştan söyledim, benim fikrim değil bunlar! Mesela bu önermeden şöyle bir şey çıkar mı: MİT’in elinde hangi gizli servislerle ilişkileri olduğu bilgisi var. Bunlar da Başbakanın masasının üzerine çoktan kondu.. Ne zaman? Taa MİT krizi patladığı zamanlar, 2012 başları..
Başbakan, Pandora’nın Kutusu’nu milletin önüne koydu! İçindekileri tahmin edin bakalım, diye topu ortaya attı..
Ama ben bu tür spekülasyonların bu köşede yer almasını ayıplıyorum, şimdi bazılarınız diyor ki “Bilim ve Siyaset yazarına ve bugüne kadar ki serinkanlı analizlerine bu hiç yakışmıyor..” Tamamen katılıyorum...
Ama kutuya bakmaktan da kendimi alıkoyamıyorum... Şimdi kutudan çıkan şuna bakın: İktidarın Yeni Şafak yazarı Cem Küçük, devlet içinde “Emniyet-Yargı Cuntası” var dedi ve cuntanın Erdoğan’ı devirmek istediğini söyledi mi desem açıkladı mı?! Üstelik bunu “Yeni Ergenekon Çetesi” olarak nitelendirdi..
Yani?! Eski Ergenekon’u düşününce, birilerinin adına titremedim değil!
Peki RTE’nin ortaya koyduğu Pandora’nın Kutusu’ndan başka neler çıkabilir? Haberalma örgütleri çıktı, gizli örgüt ve çete çıktı.. Dikkat ederseniz, bunlar Başbakan’nın “yer yerinden oynar” deyişiyle örtüşmeyi hakkediyorlar!
Tabii, bu arada Ordu içinde bir Cemaat Askeri Cuntası olduğu da yazılıp çizildi!
Uçuş serbest olunca! Belki de kuş uçuşu herşey daha iyi görülüyordur, kimbilir!?
***
Ben de bir başka komplo teorisi ileri sürüyorum
Başbakan demek istedi ki: 
Şimdi açıklarım şu Balyoz’a sahte CD’leri kimlerin tezgahladığını, silahları kimlerin gömüp Ergenekon’un darbe teşebbüsü hazırlığı diye piyasaya tezgahladığını, Ümraniye’deki silahları hangi polis ekiplerinin düzenlediğini; Balbayları, subayları, hocaları içeride tutmak için polis-savcı-mahkeme üçgeni arasındaki yazışma ve konuşmaları...”
Afedersiniz, insanın gönlünden geçenin gerçekleşmesini istemiyor muyduk!? Bu olursa, işimiz kolaylaşır!
Sayın Başbakan, bakın, bu komplo teorisini ciddiye alırsanız, işiniz öyle bir kolaylaşır ki, Cem Küçük’ün “Emniyet Yargı Cuntası” dediği, varsa gizli veya açık örgütlenmeyi, hatta Ordu içindeki izdüşümlerini, bir silkelemede olayı bitirsiniz. 
Hem de hiç öyle Balyoz’daki gibi sahte CD’ler hazırlamak, belgeler düzmek, onun bunun evine cebine CD’ler koymak gibi, dünün meşakkatli işlerine gerek kalmaz.
MİT üzerinden size yönelen darbe teşebbüsünü soruşturmak, bu yoldan geriye giderek, beş yıldır astığı astık kestiği kestik hukuksuzluklar, adaletsizlikler, insafsızlıklar, alçaklıklar sürecinin müsebbiblerini (yani sorumlularını!) adaletin sorgulamasını sağlamak, şıppadanak işinizi kolaylaştırır..
Kendisine darbe teşebbüsünü sorgulamayan bir başbakanın başına neler gelebileceği konusunda, bu kadar danışmanınızdan biri de mi size tarihsel hatırlatmalar yapmıyor?!
Haa, bu süreçte işin ucunu size de dokundururlar tabii ki: “O biliyordu, O yönlendirdi, O yaptı, O dedi...”
Ama siz iktidarsınız, erkler elinizde... Milleti ikna etmede yüksek bir gücünüz var. Masumiyetinize inanacak da milyonlar.. En az bir 10 yıl daha iktidarı garantilersiniz..
Vallahi bunu yaparsanız bir defalık oyum size!
Daha çook şeyler çıkar Pandora’nın Kutusu’ndan!

--9 Aralık Pazartesi, 2013 / Bilim ve Siyaset – Cumuhuriyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder