Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

17 Haziran 2011 Cuma

Seçimlerin Dinamiği -1, CHP Kazanabilir miydi?


İki soru ile Seçimlerin Dinamiği’ni açmak istiyorum.  Çünkü AKP’nin seçimleri, oylarını arttırarak kazanması ve CHP’nin oy oranını ve milletvekili sayısını arttırmasına rağmen “seçimi kazanamaması(!)” üzerine yazılanlar, hayal kırıklıklar vb. akıl lara seza “yorumlara” konu oluyor.. Öyleki bazıları  Bir partinin amacı seçimi kazanmaktır, kazanamadıysa, başarısızdır..” bile diyebiliyor!
1) AKP seçimleri kaybeder ve iktidardan düşer miydi? 2) CHP seçimleri kazanır, iktidar olabilir miydi? Hayır mı diyorsunuz? O zaman seçimlerin kendilerine özgü bir dinamiği var demektir. Koşullar uygun olmadığı sürece, diyebiliriz ki, AKP seçimleri yine kaybetmez, CHP de yine kazanamaz.
Seçimlere katılanlar arasında bir eşitlik hiç bir zaman yoktur. Hepsi yarışa “start noktası”ndan başlamaz. Kimisi finale yakın koşmaya başlar..
Temel konularda herşey yolunda gidiyorsa, iktidar partisi seçim kaybetmez, millet onu orada tutar. “Durum”u bozmak istemez. “Başka partiler” daha iyisini önerseler bile! İktidar, gerçekleşmiş bir olgudur. Yönetimi, yapabildikleri, yaratabildikleri, seçmene / ülkeye verebildikleri, oluşturduğu algı, sonrasi için vaadettikleriyle.. Seçmen onu vitrinde görmektedir..
Muhalefet ise, sadece vaadeden ve eleştiren konumdadır. İktidara gelirse, yapabilirse, herşey yolunda giderse.. İktidarın sundukları insanların cebindedir, muhalefetinkilerin ise sanaldır.
Göreceli bir denge durumu/ istikrar varsa, seçim dinamiği iktidarın lehine işler.
Tabii, bu dinamikte bir dizi etken daha var.. Liderlik, karizma, din faktörü, toplumun siyasal yapısı.. Aslında bu etkenlerin de hepsi iktidarın lehine duruyorsa, muhalefetin durumu daha  zorlaşır...
Muhalefet “iktidar seçeneği” olarak kendini kabul ettirse bile, seçmenin muhalefeti seçmesi için yeterli bir neden değildir.. Seçmen, tamam kardeşim seni görüyorum, ülkeyi iyi yönetebilirsin, ama şimdilik dur bakalım, bekle, henüz iktidar kredilerini tüketmedi.. diyebilir...
***
İktidardaki partinin seçim kaybedebilmesi için, somut başarısızlıklar, olağandışı ve olumsuz durumlar yaratması gerekir.
Meselâ, seçimlerde birinci belirleyici etken olan, ekonominin kötü gitmesi, çökmesi... Halk içinde çeşitli açılardan huzursuzluğun yüksek olması.. Yönetimden kaynaklanan önemli sosyal olaylar vb.
Ancak, halka göre ekonomi iyi. Bir kriz yaşanmadı, ekonomi büyüdü. Spiegel’den aktarıyorum (23/2011): İşsizlik (resmi rakam) AB ortalamasına yakın. Devletin borçları, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 41.2’si kadar (AB ortalaması 80.2). Ekonomik büyüme yüksek (8 üzeri). Özel tüketim harcamaları yüksek, geçen yıla kıyasla 6.8 arttı (AB artışı 0,7)..  İş adamları adeta bütün piyasalara saldırmakta!
Cari açık şüphesiz kriz alarmları veriyor. İktidar, her zamanki gibi, dünyadaki para bolluğunu yüksek faizle çekmekte ve ekonomiyi finanse etmekte. Ancak, krize yol açıncaya kadar, toplum, para akışının ve cari açığın nimetlerinden yararlanır!
Muhalefet, AKP’nin başaramadıkları veya eksikleri üzerinden gitti. Rakamların her zaman diğer yüzü ve geniş kitleler için olumsuzluklar vardır. CHP ekonomi konusunda ciddi bir seçenek yaratma programı oluşturdu. Bir sosyal demokrat politikalar inşa sürecini başlattı. Ancak halkın algılaması, şimdilik “işler iyi gidiyor..” biçimindeydi ve iktidar yerinde kalabilirdi!
Ayrıca, 9 yıllık süre içinde, halk, sağlık hizmetlerinden yararlanma konusunda, şimdiye kadar görmediği olanaklara kavuştu! Pek çok köyde, doktorlar bizzat hizmet verdi ve ilaçlarını da köylülerin ayaklarına gönderdi! Sağlık uygulamaları, halkın üzerinde derin ve büyük etki yarattı! İktidarın en büyük artısıdır bu! 10 milyonu aşkın kişinin cebindeki yeşil kart da öyledir!.. AKP yılda 12 milyar TL’ye kadar şu veya bu şekilde “sosyal yardım” denebilecek para aktarıyor!
İktidarın kurduğu bu yapıyı sarsacak kriz yaşanmadı!
Bütün bunların ötesinde, halkımız sağ eğilimli partilere her zaman öncelik vermekte. Ahmet Nesin’in biraz önce gönderdiği 46’dan beri seçim sonuçları listelerini incelediğinizde, seçimlerde sağın toplam oyları yüzde 60’ın altına düşmemiştir.. 
***
Kılıçdaroğlu’nun yakasına yapışıldı. Şüphesiz tartışmalar olacak. Ama Baykal Antalyayı neden kaybettiğini açıklamalı öncelikle!
AKP oy oranını ülke çapında yükselttiyse, bunun dinamiklerini anlamaya çalışmalıyız.. Bu, CHP’nin başarısız çalışmasından mı kaynaklandı? Böyle bir sav komik geliyor.. Üstelik bu savın sahipleri CHP içinde iktidarı kaybedenler! Yani ortada nesnel bir iddia yok, daha çok “menfaat çatışması” durumu var!
Gelecek yazıda, iktidar değişimi dinamiklerine bakacağız... Hangi ortamlarda iktidarlar çöktü?
-16 Haziran 2011 / Bilim ve Siyaset – Cumhuriyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder