Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

23 Aralık 2020 Çarşamba

Türkiye’de ‘aşıyı acil geliştirin’ baskısı doğru değil...

 


21 Aralık 2020 Pazartesi


Çin şirketinin ürettiği ve henüz faz 3 deneme sonuçlarının raporlanmasının bitmediği aşının “acil kullanılması” kararı çıktı; aslında karşı karşıya olduğumuz pandeminin yarattığı aciliyette doğru bir karar olmasına rağmen, saydamlık eksikliğinden ötürü, bu kararda bile yoğun şüpheler tartışıldı. Bakanlık gerçek vaka sayılarını sakladığından ötürü, insanların kafasında hep bir acaba sorusu takılı duruyor...

Bakanlık, salgında kaybettiğimiz insanların sayısını bile açıklamıyor. Ama başka kaynak ve hesaplamalardan yola çıkarak, bakanlığın açıkladığının en az 3 katı kadar daha fazla kayıp verdiğimiz ortada. Aynı vaka sayısına sahip gelişmiş ülkelerdeki ölümlerle kıyasladığımızda, “acaba bizdeki virüs bize kıyak mı geçiyor”, diye dalga geçiyor insanlar. Ama felaketten siyasi başarı çıkaramazsınız.

Çin aşısı üzerine, sanırım bakanlık, faz için deneylerinin bir ön raporu açıklanmadan ve halk saydam bir şekilde bilgilendirilmeden, aşılama kampanyasına başlamayacaktır. Bu güvenilirlikle de ilgilidir.

Bakanlar yarışıyor adeta

Aslında bu yazıda dikkat çekmek istediğim ana konu, hem Sanayi ve Teknoloji Bakanı’nın hem Sağlık Bakanı’nın aşıların geliştirildiği laboratuvarlarda çok sık görünmesi ve çalışılan aşıların ne zaman uygulamaya konacağı hakkında sık sık açıklamalarda bulunmalarıdır.

En son nisan ayında yerli aşının kullanıma hazır olacağını duyurdular. Adeta birbirleriyle yarış halinde!

Bu çok yanlıştır.

Aşı çalışmalarını yürütenler, kendilerine göre şüphesiz ki bir çalışma takvimi hazırlar.

Bakanlar ise ikide bir laboratuvarda boy göstermesinler.

Evet, bilgi alıyorlar, ama bir bakıyoruz, oradaki iyimser takvimi açıklıyorlar. Aşı geliştirme çalışmaları önceden hazırlanan takvime büyük ölçüde uymaz. Zaman sarkar, başka çalışmalar gerekir, faz 1, 2 ve 3 aşamalarının çok sağlıklı ve tüm uluslararası kurallara göre yürütülmesi gerekirken, kendilerini bakanlıkların “hadi bir an önce üretin” baskısı altında hisseden araştırmacılar, çalışmaları sıkıştırabilir ve sonuçta üretim aşamasında kısa zamanda - hemen sonuç alma sürecine girilir.

Başarı hikâyesi politik değil, bilimsel

Bu tehlikelidir, sonrasında çıkabilecek beklenmedik sonuçların üstesinden gelmek mümkün olmaz. Hem insanımıza zarar veririz hem de uluslararasında sarsılacak güveni tamir etmemiz mümkün olmaz..

Bu nedenle, bakanların yerli aşı üretimi üzerinde bağlayıcı açıklamalardan kesinlikle kaçınmaları ve araştırmacıları gönül rahatlığı içinde işlerini gereği gibi yapmaya bırakmaları şiddetle önerilir.

Aslında madalyonun öteki yüzünde de araştırmacılarımızın bakanlara takvimli ve umutlu konuşmaktan kaçınmaları gereği var.

Hükümet üyeleri, bakanlar ve Cumhurbaşkanı bir an önce bir başarı hikâyesi istiyorlar. Fakat bu başarı hikâyesinin onlara değil, yerli aşıyı üreteceklere ait olduğunu da bilmeliler. Aşı üretiminde siyasi şovun yeri olmamalı.

Çin aşısına 500 milyon dolar, peki bizim araştırmacılara?..

Şüphesiz ki desteklediniz, para da verdiniz.

Zaten bunu yapmak zorundasınız. Ayrıca verdiğiniz para, bugün kullanıma giren dünyadaki iki aşının geliştirilmesine harcanan paranın yanında devede kulak bile değil.

Acaba Çin şirketlerinin geliştirdiği iki aşının maliyetlerini merak etmiyor musunuz? Dudaklarınız uçuklar... Dünya çapında denemeler yapıyorlar, en az 50 bin - 100 bin kişi üzerinde sonuçlarını alıyorlar.

Bizim yerli aşı(lar) acaba sadece Türkiye’de mi denenecek, uluslararasına çıkacak mı?

Araştırmacılarımızın plan ve programında denek sayısı kaç öngörülüyor?

Aşı geliştirenlere dağıtılan paraların çoktan bittiğini sanıyorum.

Ama 50 milyon doz Çin aşısına yaklaşık 400- 500 milyon dolar ödeyeceğiz. Yani para var!

Yerli aşı geliştiricilere bunun en az beşte birini hazır etseydiniz, çok daha hızlı, seçenekli, bir laboratuvarda iki üç aşı adayı ile değil 10 - 15 aşı adayı üzerinde paralel çalışmayla daha hızlı sonuç alınabilirdi.

Özetle önemli olan nisanda yerli aşı değil, yıl içinde, sağlıklı, her şeyiyle saydam üretilen doğru aşı..

Yanlış politikalarla hızlı ve doğru kararlar alamazsınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder