Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

1 Kasım 2017 Çarşamba

Aziz Sancar Bilim Ödülleri ve Cumhuriyet Bayramı ve yeni kulluk isteyenler

 Türkiye'nin Sağlık Bilimi ve Teknolojilerine destek vermek amacıyla kurulan TÜSEB'in adıma ödüller vermesi beni son derece gururlandırmıştır. Özellike bu törenin 29 Ekim gibi Cumhuriyetimizin kuruluş gününde olması da beni ayrıca onurlandırmıştır. Ben Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti eğitim sisteminin bir ürünüyüm. Bu Cumhuriyet ve eğitim sistemimiz benim gibi daha nice bilim insanları yetiştirmiş ve dünyanın dört bir yanında ülkemizi gururla ve onurla temsil etmektedirler. Sizler de bize bırakılan büyük miras olan Cumhuriyet Eğitim Sisteminin ürünüsünüz. Sizler de sağlık alanında yaptığınız hizmetler ve araştırrmalarla hem ülkemizi şerefle temsil etmiş hem de ülkemizde temel ve sağlık bilimleri altyapısının gelişmeleri için büyük katkılarda bulundunuz ve bize bırakılan bu kutsal emaneti korudunuz. Bu nedenle size ülkemiz adına ve kendi adıma şükranlarımı sunarım.
“Bu, TÜSEB - Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik  Ödülünü  alan değerli bilim insanı kardeşlerime naçizane tavsiyem şudur: Çalışın, çok çalışın, her zaman en iyisini yapmaya çalışın, kendinizle yarışın ama gittiğiniz her yerde de, nereden geldiğinizi ve nereye ait olduğunuzu asla unutmayın. Türkiye'mize geri verin..”
Aziz Sancar

6 Ödül verildi

Bu yıl sessiz sedasız konan ve Mayıs’ta yönetmeliği yayımlanan TÜSEB - Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri dün verildi. Yukarıdaki mesajı Sancar törene gönderdi. Sancar törene katılmamı istedi. Protokol sandalyemde “Aziz Sancar Davetlisi” yazıyordu. TÜSEB, yani Türkiye Sağlık Bilimleri Enstitüleri Başkanlığı.. Başkanı Fahrettin Keleştemur, Sancar’ın, benim de bilgisayarımda duran bu mesajını okudu.
Ödüller: Aziz Sancar Bilim Ödülü’nü Engin Umut Akkaya aldı. Teşvik ödüllerini alanlar: Oktay Algın, Deniz Atasoy, Serdar Durdağı, Pınar Yılgör Huri, Özgür Şahin. Hepsine kutlu olsun. Soruşturdum, mümkün olduğu kadar hakkedenlere giden ödüller. Hizmet Ödülü verilmedi.
 
“Kimsesizlerin Kimsesi”

Törenin, “Kimsesizlerin Kimsesi” güzel tanımıyla kurulan Cumhuriyet’in 94. Yıldönümüne denk gelmesi, Sancar’ın dediği gibi güzel bir rastlantı oldu. Umarım bundan sonra da hep Cumhuriyet Bayramı’nda açıklanır ödüller. Sancar ve ailesi, gerçekten bir Cumhuriyet Ailesidir. Cumhuriyet çocuğu olarak Nobel’e uzanmıştır Sancar. Ve törendekilerin hepsi de Cumhuriyet çocuğudur ve Cumhuriyet sayesinde bu ülke ne kazandıysa kazandı.. Türkiye’nin iyi bilimcilerinin epeyisi de oradaydı.
Tören, TÜSEB’in Sağlık Bakanlığı ile birlikte düzenlediği 4. Türk Dünyası Kurultayı çerçevesinde yapıldı. TÜSEB altında bir sürü sağlık enstitüsü var. Aynı zamanda bu enstitülerin çalıştayları bu Kurultay’da yapılıyor.

Kulluktan kurtulmanın adı

Cumhuriyet, kulluktan kurtulmanın ve eşit yurttaşlık hakkı kazanmanın adıdır. Padişah’a kulluktan kurtulunca millet, her yurttaş her şey olma hakkına kavuştu. Adam ve birey olma hakkı, yeteneklerini geliştirme hakkı; cumhurbaşkanı, başbakan, bakan genelkurmay başkanı, milletvekili artık neye gücü ve yeteneği yeterse o olma hakkı kazandı.
Atatürk, tabi ki Cumhuriyetçi olarak milli mücadeleyi verdi, tabii ki Cumhuriyeti kuracaktı. Kurtuluş Savaşı başarılmış, padişahlık çökmüş ama Ankara’da hâlâ Padişahçı ve Hilafetçiler vardı Atatürk’ün yanında, Meclis’te.. Rauf Orbay’lar, Refet Bele’ler, Cebesoylar... “Kursağımızda Padişahın ekmeği var..” diyenler..

Cumhuriyette kulluk önerisi

Atatürk bu ekibi dışlayarak ve adım adım ilerleyerek, “yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz çocuklar” noktasına geldi. Cumhuriyet, Atatürk’ün kararlılığının eseridir. Bugün iktidar etekleri altında estirilen padişahlık gürültülerine bakıyorum da gülüyorum!
Cumhuriyet’in “Kimsesizlerin Kimsesi” güzel bir tanımıyla kuruldu, ama öyle bu hedefe varamadı. Zenginlerin kimsesine dönüştü. Seçkinlerin kimsesi oldu. Sonra özellikle siyasetçilerin – iktidarların kimsesi olarak kısa tarihimizde baş role çıktı.
Siyasete bugün egemen olanlar, Cumhuriyet yönetimi altında hâlâ kulluk öneriyorlar..
Cumhuriyet kulluk rejimi asla olmayacak ve kimse de güçlülerin kulu olmayacaktır..

Bu büyük bayramınız kutlu olsun..
29 Ekim 17 Pazar / Bilim ve Siyaset – Cumhuriyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder