Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

12 Mart 2013 Salı

Gül’den RTE'ye Parti Kurma Resti


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bir parti kurma girişiminin içinde.. Aydınlık gazetesinin dün iyi bir gazetecilikle duyurduğu bu haber, hiç de yabancım değil! Bir yılı aşkın süredir yazdığım Gül-Erdoğan arasındaki büyük siyasi çekişmenin geldiği nokta, siyasi parti kurma restidir.. Eğer aralarında bir siyasi anlaşma olmazsa, sürecin bu noktaya geleceğine işaret etmiştim.
AKP içinde ve çevresinde Erdoğan’ın üzerlerini çizdiği, özellikle Gül’e yakın çok insan var. Ayrıca RTE’nin fırsat vermediği Cemaate yakın siyasetçiler de var. Erdoğan’ın, kendine en büyük ikbal kapısını açmaya çalışırken, parti tüzüğünün 3 dönem şartıyla tasfiye ettiği “birlikte yola çıktığı yol arkadaşları” var.. Onlar dururken, Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu gibi, kendi parti, görüş ve ve arkadaşlarını “satmış” siyasetçileri, AKP vitrinine çıkartması var.. Var oğlu var.
Yani AKP içinde bile büyük küskünler ordusundan bahsedebiliriz! Ben, Bülent Arınç’ı da onların arasına katarım! Arınç, görüşlerini bile özgürce dile getiremiyor. Getirdiğinde de iki adım geri atıyor. Erdoğan’ın tek adam-tek seçici, tek karar verici, tek uygulayıcı, yani en yumuşak tanımlamayla otoriter lider olarak betimlenecek siyaset anlayışının kurbanı yüzlerce kişi var.
Bu kesimde eksik olan, ciddi bir siyasi seçenek olabilecek bir şemsiye kişilik. Ama RTE’nin alternatifi hep Gül’dür. Şimdi Gül şemsiyesi altında bir siyasi gövde ortaya çıkabilir, çıkma olasılığı çok güçlüdür. Bunu bir ölçüde de RTE’nin tutumu belirleyecektir.. Hep yazdığım gibi, RTE Gül’e başbakanlık yolunu kapısını açmazsa, bu siyasi gövde, parti olarak RTE’nin karşısına çıkar.
***
Hadi ben de bir isim vereyim: Yeni bir siyasi parti temaslarını sürdürenin ise, Gül’ün önemli danışmanlarından, RTE’nin milletvekili yapmadığı Ahmet Ertürk’ün olduğu belirtiliyor. Ertürk, eski TMSF Başkanı!.. Şüphesiz ki bu gelişme RTE tarafından izlenmekte ve bilinmekte.. Bu nedenle ortada saklanacak durumlar çoktan aşıldı!
Peki erken değil mi Gül’ün ortaya çıkması? Değil.. RTE, Apo ile birlikte kotardığı ve bütün milleti dışladığı Başkanlık anayasası tasarısını birden öne çekince, bu Eylül-Ekim’de referandumu gündeme getirince, Gül’ün de siyasi parti restini öne çektiği görülüyor.
Bu bağlamda, Gül ile Cemaat arasında da RTE’ye karşı doğal bir ittifak zemini de oluşuyor. Cemaat, her zaman, haddinden fazla bir güce sahip izlenimini verir. Yaşadığımız özel mahkemeler sürecinin, adaletsizliğin, sahtekarlığın ve zulmün baş aktörlerinden olan dini/ticari/siyasi bir yarı gizli örgütün, bu kez iktidara tam ortaklığının gündeme gelmesi ise, çok çok ürkütücü ve düşündürücüdür. (CHP’deki bu örgüt ittifakçılarına da duyurulur!) Şimdilik bunu bir not olarak düşelim..
Gül hemen hemen bir yıldır “siyasi program” geliştirme/inşa peşindedir. Bu “programı”, RTE’nin siyasetine karşı bütün söylemlerinde görülebilir. En son, Taha Akyol’la CNNTürk’teki söyleşisinde, anayasada vatandaşlık tanımı konusunda, Atatürk’ün 1924 Anayasasına gönderme yapması, RTE’ye karşı en ciddi siyasi duruşlarından biri olarak gündeme girdi. RTE biliyorsunuz Anayasa’dan Türk Milleti tanımının silinmesi konusunda Apo ile uzlaşmaya varmıştı! Taha Akyol, ötedenberi Gül’ü destekler. Özellikle Apo ile Başkanlık anayasasının deşifre olmasından sonra.. (Hala artçı depremlerini yaşıyoruz bu deşifrenin, bu bile RTE’nin şoku atlatamadığının göstergesidir...) Akyol, 10 yıldır ilk kez bu kadar ardarda Erdoğan’ı eleştiren yazılara imza atıyor!
***
Evet, Gül en büyük siyasi restini çekti Erdoğan’a karşı dedik.. Şimdilik “Gül Partisi” oluşumunu önleyecek tek çözüm, Erdoğan’ın geri çekilmesi gibi gözüküyor. Erdoğan’ın kişiliğini tanıyanlar, Onun 2023’e kadar kendine çizdiği ve tüm Türkiye’yi “Tayyipleştirme”yi içeren politik geleceğinden asla vazgeçmeyeceğini bilirler. Bugünkü Tayyip Erdoğan “profili” ile tatmin olacak veya bu tasarımından vazgeçerek, kendisine sunulanla yetinecek bir kişilik yok ortada.. Vazgeçerse kendini inkar bile olabilir!
Terazinin kefelerine bakıyorum, şimdilik gördüğüm, tavan yapmış özgüveni ile başaşağı gitme olasılığı ağırlık kazanan bir RTE.. Buna kendi kendini yemek de denebilir! Kaçınılmaz bir durum ortaya çıkabilir.
Medyadaki ve AKP içindeki Tayyipçilere: durumu gözönüne alarak, yeni bir pozisyonda ön almak zamanıdır. Biliyorsunuz, erken davrandığınız ölçüde kazançlı çıkarsınız...
Yarın ABD açısından Gül ve Erdoğan’ı yazacağım..
--11 Mart 2013/ Bilim ve Siyaset – Orhan Bursalı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder