Öne Çıkan Yayın 20 Mart 2012 yazım

Erdoğan’a Askeri Darbe?

Yoo hayır bu kez, başka bir “fantezi”i üzerinde düşünmeye çağırıyorum: Cemaat, denetlemeye başladığı TSK’yı, Erdoğan’a karşı kulla...

8 Mart 2023 Çarşamba

Meral Hanım’ın yolu, iktidar değil muhalefet

 obursali@cumhuriyet.com.tr

Meral Hanım’ın yolu, iktidar değil muhalefet

05 Mart 2023 Pazar


Risk alıyorum ve bütün güncel değerlendirmelerden ve olayların peşinden gitmekten ayrılarak iki yazıdır kurduğum çerçevede kalıyorum: Meral Akşener ve İYİ Parti kendilerine yeni bir yol çizdi: İktidara ortak olmamak. Seçimlerde AKP/RTE de iktidar olabilir veya artık 5’li ittifak da. Biz önümüzdeki 5 yıl içinde muhalefette kalacağız, muhalefette büyüyeceğiz, en büyük parti olacağız ve tek başımıza iktidara geleceğiz...

Bunu masayı devirmesinden değil, daha önceki politika ve davranışlarından anlıyoruz. Masa devirmek bir sonuç, “Masa Oyunu”na son vermek.

Masayı devirmek için de yığınla bahaneleri vardı ve bunları kullandılar. İYİ Parti’nin bir iç yazışması, stratejisi vb. elime geçmiş değil. Peki bu iddiayı neye dayandırıyorum?

Bir politik söylem ve bunu destekleyen ve izleyen davranış bütünlüğüne.

Bu yeni stratejinin politik söylemi “Ben cumhurbaşkanı adayı olmayacağım, ben başbakan olacağım” sözü ile başladı. Bunu herkes büyük fedakârlık olarak kabul etti veya algıladı. Öyle isteniyordu.

İKTİDARA ORTAKLIĞA RET

İktidar olmaktan veya iktidara ortak olmaktan ilk kaçınmanın işareti oldu.

Dahası, henüz masa dağılmadan, seçim kazanıldığı takdirde liderlerin nasıl bir pozisyonda sistemde görev alacağı tartışılırken Meral Hanım’ın milletvekili olarak Meclis’te grubunun başında olacağı haberi salındı. Orada olacak ve partisini büyütmekle uğraşacaktı.

Bütün bunlardan Meral Hanım’ın iktidar icraatlarından tamamen uzak kalacağı görülüyordu.

Hatta şunu bile söyleyelim: Meral Hanım’ın, seçimin kazanılması halinde yönetimde pozisyonu konusunda bir pazarlığa bile girilmediği İYİ Parti tarafından sık sık açıklandı. Mesela Kılıçdaroğlu seçilirse, geniş yetkili başkan yardımcılığı gibi pozisyon tartışmasına bile girmediler bunu reddettiler.

Bunların hepsi, İYİ Parti’nin iktidar olmak veya ortak olmak niyeti olmadığının kanıtları.

En son ve masayı devirmeden önce kararını vurgulayan kanıt ise masanın son liderler toplantısından önce Fox TV’de söyledikleridir. Oradaki en önemli vurgusu, mealen şöyle “Mesela diyelim ki Erdoğan yeniden seçilirse, beş yıllık süreç içinde AKP’nin seçmeni bana gelir, birinci parti olarak iktidara gelirim.

Meral Akşener’in önceki günkü sert, kopuş, suçlayıcı konuşmasında da bu düşüncenin izlerini görüyoruz, okuyun bir. Milletinin kendini verdiği görevden vb. bahsediyor.

Bu konuşma aslında tüm ortaklık kapılarını masaya kapama konuşmasıdır aynı zamanda.

İYİ Parti’nin peşinde koşmak boşunadır. Bunun sadece bol bol laklakı yapılacak ekranlarda, küçük ipuçları aranacak, bunlardan heyecanlanılacak, geriye dönüş umudu aranacaktır.

BOŞUNA!

Tek geriye dönüşü, milletten İYİ Parti’ye gerçekten büyük bir tepki gelirse... “Bizi yüzüstü bıraktın, RTE’ye yeniden iktidar kapısını açtın, bu büyük bir ihanettir, ülkenin rüşvet ve talanla yönetilmeye devam edilmesine, insan hak ve özgürlüklerin, anayasal hakların askıya alınmasına, daha büyük yoksulluğa, evsizliğe, güvensizliğe teslim ettin” protestoları yükselir veya bu düşünce seçmende egemen olursa..

“Biz ne halt ettik” diyerek bir manevra ile geri dönebilir. Ama bunu bile yapmayacaktır.

Meral Hanım beş yıl muhalefette kendine yer ayırmıştır. Burada kalarak iktidardan ve muhalefetten dökülecek parsaları toplamanın, büyümenin ve tek parti olmanın peşinde koşacaktır.

İmamoğlu veya Yavaş, onun için masayı devirmenin sadece bahanesidir.

Uzlaşma değil dayatma oldu sözleri ise evet oybirliği olmadığına göre bunu gerçek kabul etsek bile, yine en güçlü bahane olarak piyasaya sürülüyor. Meral Hanım, Kılıçdaroğlu’nun vazgeçmeyeceğini bilerek bu bahaneyi en yüksek sesle dillendiriyor.

Peki niçin, iktidar korkusu? Yarına..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder